Köşe yazısı

Kağıt Üstündeki Saltanatlar

Yeni binalarda “oldubitti” ve zamana oynama taktiği.

Ahmet Aydın 1 Kasım 2026 · 3 dk okuma · güncellendi 1 Kasım 2026

Yılların birikimini ortaya koyarsınız; Gelibolu’nun rüzgârına, denizine, huzuruna sığınacak sıcak bir yuva hayaliyle daha temeli yeni kazılmış bir inşaata girersiniz. Aylar geçer; tuğlalar örülür, sıvalar biter, nihayet o kapının anahtarı elinize geçer. Tam “kendi evimizde, kendi huzurumuzdayız” dediğiniz anda, kapınızın altından içeri bir kâğıt süzülür.

Siz henüz koli açarken, perdelerinizi asarken birileri sizin adınıza toplanmış, sizin adınıza kararlar almış, binanın kaderini belirlemiştir.

Daha doğrusu, toplanmış gibi yapmıştır.

Bunu dışarıdan anlatmıyorum; ben de böyle bir binada oturuyorum.

Kat Mülkiyeti Kanunu gayet nettir: Kat malikleri toplantısının günü, yeri ve gündemi her bir daire sahibine usulünce, yazılı olarak bildirilir. İnsanlar bir araya gelir, ortak yaşamın kurallarını konuşur; binanın aidatını, bakımını ve yöneticisini ortak iradeyle belirler. Yöneticinin binada oturması şart değil, dışarıdan biri de seçilebilir. Ama o seçim, herkesin çağrıldığı gerçek bir toplantıda yapılır.

Peki sahadaki gerçeklik nedir?

Bazı yeni binalarda müteahhit, elindeki satılmamış dairelerin çokluğuna güvenip işi kısa yoldan çözüyor. Oysa kanun buna da sınır koymuş: kaç dairesi olursa olsun, bir malikin oyu bütün oyların üçte birini geçemez. Ne yazılı bir davet var ne usulüne uygun bir tebligat ne de kat maliklerinin yüz yüze geldiği gerçek bir toplantı… Masanın başında oturulup bir karar tutanağı kaleme alınıyor, yöneticiliğe, binayla hiçbir bağı olmayan, müteahhide yakın biri getiriliyor. Sonra da bu kâğıt parçası kapı kapı dolaştırılarak minareye kılıf uyduruluyor.

Hakkınızı arayıp sorduğunuzda verilen cevap da hep aynı:

“Biz bu işi hukuki standartlara uydurmak için yaptık, tamamen arkadaş hatırına, iyi niyetle ilgileniyorum…”

Kimsenin kimseye günahını dahi koklatmadığı, en yakın bağların bile menfaat terazisinde tartıldığı bir devirdeyiz. Hal böyleyken, koca bir binanın yönetimini, toplanacak paraları ve hukuki sorumlulukları kimin kime sadece "arkadaş hatırına" devrettiğine inanmamızı bekliyorlar?

Bir an o koltuktaki kişinin yerine kendinizi koyun: arkadaş hatırına bu işe adınızı veriyorsunuz ve sizi tanıyanlar şimdi bu satırları okuyor. İnsan buna "iyilik" der mi, yoksa yüzü mü kızarır?

Asıl can alıcı soru burada başlıyor: Bir insan neden yaşamadığı, kapısından dahi girip çıkmadığı bir apartmanın dertlerini "arkadaş hatırına" sırtlanır?

Cevap ne yazık ki çok açık: Zamana oynamak.

Satış aşamasında allanıp pullanan ilanlarda, broşürlerde açıkça vadedilen donanımlar nerede? Bir kısmı ortada yok. Kapı altlarından ayaz giriyor, montaj ve imalat ayıpları göz göre göre duruyor. İmalat baştan savma, vaatler havada kalmış...

Solda daire kapısının altında boşluk, sağda Jeneratörlü yazan satılık daire tabelasının önünde jeneratörsüz beton zemin ve açıkta kablolar
Kapının altındaki boşluk ve “Jeneratörlü” tabelasının önünde boş duran jeneratör yeri. Proje adı ve telefonlar gizlendi.

Tabelada büyük harflerle “kapalı otopark” yazıyor; otoparkın girişindeki levha ise onun yalnızca 6 araçlık olduğunu söylüyor. Fotoğraftaki arabalar da toprağın üstünde, açıkta duruyor.

Çok katlı yeni bir binanın önünde Kapalı Otopark tabelası ve altında Kapalı Otopark Girişi 6 araçlıktır levhası; arabalar toprak zeminde açıkta park etmiş
“Kapalı otopark” tabelası ve altındaki “6 araçlıktır” levhası. Proje adı ve plakalar gizlendi.

İşte o "iyi niyetli" emanetçi yöneticinin asıl misyonu tam bu noktada beliriyor. Gerçek kat malikleri bir araya gelip noterden ihtarlar çekmesin, bağımsız bir heyet çağırıp ayıplı imalatların resmi tespitini yaptırmasın, eksiklerin hesabı sorulmasın isteniyor. İsteniyor ki o yönetici koltukta otursun, günler ayları kovalasın; ayıplar "alışılmış" hâle gelsin, kimin ne zaman bozduğu belirsizleşsin. Oysa konutta ayıp için süre teslimden itibaren beş yıl, ayıp bilerek gizlendiyse süre hiç işlemiyor. Ama beklendikçe tespit de ispat da zorlaşıyor.

Bu yolu seçenler çok iyi bilir: Yeni evine taşınan aileler huzur arar. Eşler, çocuklar adliye koridorlarında yıllarca sürecek yıpratıcı davalarla boğuşmak, binbir emekle kurdukları yuva hevesini mahkeme salonlarında tüketmek istemez.

Müteahhit düzeni tam olarak bu hassasiyetten, ailelerin huzur arayışından ve kararlara itiraz süresinin kısalığından beslenir. "Nasılsa dava açmazlar, nasılsa sineye çekerler" rahatlığıyla karar verirler.

Evet; belki sırf evimizin huzuru bozulmasın, hevesimiz kursağımızda kalmasın diye sizi mahkeme kapılarına taşımayacağız. Zamanımızı ve enerjimizi sizin usulsüzlüklerinizi adliye koridorlarında kovalamaya harcamayacağız.

Fakat bu suskunluğu bir rıza, bu sabrı bir cehalet sanmayın.

Bunu sineye çektiğimiz için değil, ailemizin huzurunu sizin çıkar hesaplarınızdan daha kıymetli gördüğümüz için yapıyoruz. Ancak kapalı kapılar ardında hazırlanan, elden ele dolaştırılan o kâğıt parçalarıyla kurduğunuz emanetçi yönetimleri de bu ilçede kimsenin aklına ve vicdanına kabul ettiremezsiniz. Ne vadedip koymadığınız donanımı unutturabilirsiniz ne de kapı altlarından sızan ayıplı işçiliğin faturasını zamana yayarak silebilirsiniz.

Yeni bir binaya taşındıysanız birkaç şeyi geciktirmeyin: toplantı çağrısını ve karar tutanağını yazılı olarak isteyin. Toplantısına çağrılmadığınız bir kararı öğrendiyseniz itiraz için kanunun tanıdığı süre kısa: öğrendiğiniz günden itibaren bir ay. Eksik ve ayıpları tarihli fotoğraflarla kayda alın, müteahhide yazıyla bildirin. En önemlisi, bunu komşularınızla birlikte yapın.

Gelibolu hızla gelişiyor, yeni siteler yükseliyor. Ancak binalar yükselirken dürüstlüğün, ortak yaşam ahlakının ve tüketici hakkının yerle bir edilmesine göz yumamayız. Evlerimizin tapusu elimizdeyse, o binaların nasıl yönetileceğine dair söz hakkı da müteahhidin ayıplarını örtbas etmek için atanmış nöbetçi yöneticilerin değil, her kuruşunu alın teriyle ödeyerek o çatı altına giren dürüst insanlarındır.

Köşe yazıları yazarlarının kendi görüşüdür, yazının sorumluluğu yazarındır. Gelibolu.net'in görüşü olarak okunmamalı.

Bu yazıda hak ihlali ya da uygunsuz bir şey mi var? Bize yazın (info@gelibolu.net); yazının bağlantısını ve sorunu kısaca belirtin.

Bu sayfada yanlış bilgi mi var? Bize yazın

Gelibolu.net cebinizde

gelibolu.net/uygulama karekodu

Kameranızla okutun, uygulamayı kurun

gelibolu.net/uygulama